(0216) 291 28 88
(0532) 466 38 63

(0532) 466 38 63
Telefon Numaralarımız

Makaleler

17 Kasım 2018

İletişim; anlaşılmak, kendini ifade edebilmek, istek ve ihtiyaçlarını belirtmek, duygularını anlatmak, gereksinimleri karşılamak gibi amaçlarla kaynak ve alıcının kanal yardımıyla kurduğu bir etkileşimdir. Verimli ve doğru iletişim için; dili etkili, yerinde, amacına ve kurallarına uygun bir şekilde kullanmak gelişimsel dilin temel taşlarındandır. Dili kullanmayı öğrenme, varoluşumuzdan itibaren çeşitli aşamalarla edindiğimiz bir beceridir. Bu beceriyi edinirken konuşma öncesi dönemde önem verdiğimiz başlıklar olarak; dikkatini yöneltme, sıra alma, taklit etme, sesler, mimikler ve jestler kullanma, oyun oynamayı öğrenme, kendisiyle iletişime giren kişiye tepki vermeyi sıralayabiliriz. Çocuğun sese, hareketlere, nesnelere dikkatini yöneltmesi çok önemlidir. Dikkati güçlendirmek, gelişim alanlarının kazanımlarında görevlerin yerine getirilmesiyle yakından ilgilidir. Sıra alma becerisi geliştirilmeli, örneğin ses ya da eylem sırayla yapılmalıdır. Çocuğun taklit etmesi için mimikler yapılmalı ve sesler çıkarılmalıdır. Taklit becerileri, dilin de taklit yoluyla edinimi dolayısıyla elzemdir. Ses çıkarma, yapılan jestler ve mimikler söz öncesi dönemde kendini ifade etmek için önemlidir. Mesela; sevmediği bir yiyeceği gördüğünde yüzünü buruşturması gibi. Oyun, dil ve doğru davranı Devamını Gör

3 Şubat 2017

Konuşma yaşı geldi hatta geçiyor ama! “ÇOCUĞUM HALA KONUŞAMIYOR” DİYORSANIZ… Anne-babaları en çok endişelendiren sorunlardan birini, çocuklarının 2-3 yaşına gelip de hala konuşamıyor olması oluşturuyor. Bu bir hastalık mı yoksa telaşa gerek yok mu? İşte, uzmanından Akşam Gazetesi’ne özel, anne-babalara çok önemli uyarılar, öneriler… Pek çok anne- baba aynı serzenişle çalıyor uzmanların kapısını. Çocuklarının konuşma yaşının geldiğini hatta geçtiğini, konuşulanları anlayabilse de iş konuşmaya geldiğinde 2-3 yaşından beklenen gelişimi gösteremediğini anlatıyor, büyük bir endişeye kapılıyorlar. Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı Dilek Eroğlu Uzun, geç konuşmanın yaygın bir sorun olduğunu, bunun birçok nedeni olabildiğini belirterek “Ailede gecikmiş konuşma öyküsünün olması, prematüre doğumlar, düşük doğum kilosu, işitme kaybı, otizm, zihinsel engeli, Down Sendromu benzeri çeşitli sendromlar, yetersiz beslenme, tümörler, felç, beyin hasarı ve halk arasında ‘spastik çocuk’ olarak adlandırılan kas ve sinir hastalığı Serebral Palsi bunlardan bazılarıdır” diyor. Teknoloji de Devamını Gör

18 Aralık 2016
Çocuklarda dil ve konuşma bozuklukları öncelikle Uzman Dil ve Konuşma Terapisti tarafından değerlendirilir.
Dil ve Konuşma Bozukluklarının tanılanması çoğunlukla kolektif bir çalışmayı gerektirdiğinden, gerektiğinde çocuk nörolojisi, KBB, çocuk psikiyatrisi gibi alanlardan ek muayeneler istenebilir. Çocuğun dil ve konuşma problemi tanılandıktan sonra düzenli ve sistematik bir terapi programına alınır. Terapi sürecinde çocuğun olduğu kadar ailenin de terapiye uyum sağlaması ve eve verilen çalışmaların uygulanması önemlidir. Bir çocuğun dil ve konuşma problemi ne kadar erken tanılanır ve tedavi edilmeye başlanırsa, o kadar çabuk iyileşme gösterir ve daha kötüye gitmez. Erken dil ve konuşma değerlendirmesi çocuğun okuma, yazma, okul ödevleri ve kişilerarası ilişkilerinde daha başarılı olmasına yardımcı olur.
Erkekler Kızlara Göre Daha mı Geç Konuşur? Yapılan araştırmalar dil ve konuşma problemlerinin erkeklerde kızlara oranla daha fazla görüldüğünü düşündürmektedir. Ancak bu durum erkeklerin kızlara göre daha geç konuştuğunu ifade etmez. Bu ned

Devamını Gör

18 Aralık 2016
İletişim becerilerinin gelişmesi bebeklik döneminde, ilk kelime söylenmeden önce başlar ve 5 yaşa kadar ailenin diğer üyeleriyle aynı dilbilgisel yapıyı kullanır duruma gelir.
Bu doğrultuda normal dil ve konuşma gelişimi için şu bilgileri verebiliriz:
  • İlk 3 ayda çocuk keyif sesleri çıkarır (cıvıldama); her bir farklı ihtiyacı için farklı bir biçimde ağlar; sizi gördüğünde gülümser.
  • 4-6 ayda içinde p, b, m gibi seslerin olduğu, konuşma benzeri babıldama sesleri çıkarır; kendi kendine güler; heyecan ve öfkesini ifade eden sesler çıkarır; yalnız bırakıldığında ve sizinle oynarken çağıltı sesleri çıkarır.
  • 7-12 ayda “tata apap bibibi” gibi kısa ve uzun ses gruplarından oluşan babıldamalar başlar; dikkat çekmek ve dikkati üzerinde tutmak için sesler çıkarır; iletişim için vücut hareketlerini kullanır (el sallama, kucağa alınmak için kolların tutulması); farklı konuşma seslerini taklit eder; 1 yaş civarında bir ya da iki kelimesi vardır (mama, baba), sesler ç

Devamını Gör

16 Aralık 2016
Kulak kepçesi sesleri toplayarak dış kulak kanalına yönlendirir. Sesler kulak kanalından geçerken şiddetinde bir miktar artma olur. Seslerin kulak zarına temas etmesiyle kulak zarında titreşim meydana gelir. Kulak zarına yapışık orta kulaktaki kemikçiklerin de hareket etmesiyle sesin şiddeti giderek artmaya devam eder, ses oval pencereye iletilir. Oval pencere sayesinde de ses dalgaları iç kulak sıvılarında ilerleyen dalgalara dönüşür. İç kulakta bulunan tüysü hücreler hareket ederek işitme sinirlerini uyarır, sinirsel uyarımlar yoluyla ses beyne iletilir. Böylece işitme gerçekleşmiş olur.
İşitmede görevli bu yapılardan birinin olmaması ya da problemli olması işitme engelini ortaya çıkarır. İşitme engelli bireylerin muhakkak işitme cihazı kullanması gerekir. İşitme cihazları asla normal kulak fonksiyonu sağlamaz. Bireylere sesi yükselterek iletir ve duymalarına yardımcı olur. Bir çok cihaz çeşidi vardır. Bireyin kaybına uygun cihazlandırma gereklidir. Bireyler cihazlandırıldıktan sonra işitme engelliler öğretmenlerinden işitme eğitimi, aile eğitimi, dil eğitimi, okumaya hazırl

Devamını Gör

error: İçerik korunmaktadır !!